Bir bitkiden onlarca yenisini elde etmek göründüğünden kolaydır. Damla sulama için çelikle çoğaltma, daldırma ve aşılama yöntemlerini hangi türde hangisinin daha yüksek tutma oranı verdiğiyle birlikte inceledik.
Genellikle, aynı yöntem her bölgede aynı sonucu vermez; nem oranı, rüzgâr ve don riski tabloyu değiştirir. Türkiye geneli genelinde geçerli olan yerel takvimi izlemek, kitaplardaki genel tarihlerden daha güvenilirdir.
Başlangıç maliyetinin büyük bölümünü kap, toprak ve sulama düzeni oluşturur; tohum ve fide kalemi genellikle beklenenden düşüktür. Bu nedenle bütçeyi kalıcı ekipmana ayırmak uzun vadede daha kârlıdır.
Erken toplanan ürün aroma geliştiremez, geç kalan ürün ise dokusunu ve raf ömrünü kaybeder. Renk, sertlik ve sap kısmının kolay ayrılması gibi basit göstergeler doğru anı yakalamayı sağlar.
Daldırma yöntemi, kök tutması zor türlerde sabırlı bahçecilerin işini kolaylaştırır çünkü dal ana bitkiden beslenmeye devam eder. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, temiz kesici alet ve nemli ama boğulmayan bir ortam şarttır.
Tohumdan üretim en ekonomik yoldur ve çeşit çeşitliliği sunar, ancak çimlenme koşullarına özen ister. Çelikle çoğaltmada ise ana bitkinin özellikleri birebir aktarılır, bu da denenmiş bir bitkiyi çoğaltmak isteyenler için avantajdır.
İlk bakışta, apartman ve site yönetimlerinde balkon düzenlemeleri çoğunlukla yönetim planına bağlıdır. Korkuluk dışına saksı asmak, ortak alana taşan bitki yetiştirmek veya damlayan suyla alt kata zarar vermek uyuşmazlık konusu olabilir.
Müstakil bahçelerde de sınıra yakın ağaç dikimi, dal ve kök taşması gibi konularda düzenlemeler bulunur. Bir uygulamaya başlamadan önce yönetim planını okumak sonradan çıkacak sorunları önler.
Genel olarak, tohum, fide ve harç alırken kaynağın güvenilirliği sonucu doğrudan etkiler. Damla sulama konusunda üretim tarihi geçmiş tohumlar düşük çimlenme verirken, kökü sıkışmış fideler yeni kaba alıştıkça zaman kaybettirir. Fide seçerken gövdenin dik, yaprakların lekesiz ve kök topağının nemli olması aranmalıdır.
Sonuç olarak, suyun ne zaman ve ne kadar verildiği, damla sulama ile ilgili başarının belirleyici unsurlarından biridir. Toprağın üst iki üç santimi kuruduğunda sulamak, hem kök çürümesini hem de susuz kalmayı engeller. Sabahın erken saatleri, buharlaşmanın en düşük olduğu ve yaprakların gün içinde kuruyabildiği zaman dilimidir.
Uygulamada, kışın ışık azaldığı ve büyüme yavaşladığı için sulama aralıkları belirgin biçimde açılmalıdır. Bitkileri kalorifer peteği üstünden ve soğuk cam yüzeyine değmekten uzak tutmak yaprak kaybını önler. Nem oranı düşen iç mekânlarda saksı altlıklarına çakıl ve su koymak kuru hava etkisini hafifletir.
Sabun çözeltisi, neem yağı, sarımsak-biber infüzyonu ve sarı yapışkan tuzaklar ev ölçeğinde çoğu yumuşak vücutlu zararlıya karşı yeterli olur. Uygulamayı akşam saatlerinde, yaprak altlarını da ıslatacak şekilde yapmak ve 5-7 gün arayla tekrarlamak etkiyi artırır. Uğur böceği gibi faydalı canlıları koruyacağınız için bu yöntemler uzun vadede daha dengeli bir bahçe oluşturur.}
Arı ve böceklerin ulaşamadığı iç mekânlarda çiçekleri yumuşak bir fırçayla ya da pamuk çubukla birbirine dokundurarak elle tozlaşma yapabilirsiniz. Domates ve biber gibi türlerde ise gövdeyi günde bir kez hafifçe titretmek polenin dökülmesi için yeterlidir. İşlemi çiçeklerin açık olduğu öğle saatlerinde tekrarlamak meyve tutumunu artırır.}
Bu nedenle, budama kavramını doğru anlamak, bahçedeki pek çok sorunun daha o ortaya çıkmadan çözülmesini sağlar; bu yüzden temel bilgileri zaman zaman tazelemekte fayda var.